Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BEŞ ŞEYİN KIYMETİNİ İYİ BİLELİM

Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki:Beş şey gelmezden evvel beş şeyin kıymetini iyi bilin.

Kategori  Kategori : Makalelerim
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 1050
Tarih  Tarih : 03 Haziran 2009, 17:28

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

                                                                                            SEDAT ULUPINARLI
 
Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: “Beş şey gelmezden evvel beş şeyin kıymetini iyi bilin.”

 

1-ÖLÜM GELMEZDEN EVVEL HAYATIN KIYMETİNİ İYİ BİLİN

 

Hiç kimsenin hayatı sonsuz ve sınırsız değildir. Ölmeyecek olan ve baki kalacak olan sadece ve sadece Cenab-ı ALLAH (cc)’tır. Onun haricinde her nefs ölümü mutlaka tadacaktır. Hayat, yüce ALLAH (cc)’ın insana bahşetmiş olduğu en mükemmel nimettir. İnsan kendisine bahşedilmiş olan bu nimeti yüce ALLAH (cc)’ın emirleri doğrultusunda yaşamak ve O’nun yasakladıkları şeylerden itina ile kaçınmak sureti ile değerlendirmelidir. İnsan hayatı boyunca hep iyi olmak ve iyilerle beraber anılmak için çalışmalıdır. Hayatlarını ALLAH (cc)’ın emirleri doğrultusunda yaşayarak geçiren insanların kendileri ölseler bile eserleri ve isimleri asla unutulmayıp hep rahmetle anılırlar. İşte insanlar kendilerine imtihan vesilesi olsun diye geçici olarak ihsan edilen bu hayat nimetini zayi etmemeli ve en güzel şekilde değerlendirmelidirler. Kaçınılmaz bir gerçek! Bu hayatın sonu ölümle gelecek ve içinde ölüm olmayan ahiret hayatı da cennet ya da cehennem şeklinde tezahür edecektir. Ahiret hayatında cennet ya da cehenneme gidişin sebebi de şüphesiz ki hayatımızda işlemiş olduğumuz amellerimiz olacaktır. Önemli olan, bir şekilde yaşayıp gitmek değildir. Önemli olan Cenab-ı Hakkın huzuruna çıktığımız vakit hesabı verilebilir bir hayatı yaşayabilmektir.

 

2-HASTALIK GELMEZDEN EVVEL SAĞLIĞIN KIYMETİNİ İYİ BİLİN

 

Hastalık sağlığın zekâtıdır. İnsanlar zaman zaman hastalanırlar ve tedavi görüp iyileşirler. İnsanlar hastalandıkları zaman iş yapma arzuları kırılır ve hayatı normal insanlar gibi sürdüremezler. ALLAH (cc)’ın bize bahşetmiş olduğu sağlık nimeti çok önemlidir. Bu nimetin kıymetini bilmeyen insanlar sürekli sıkıntı çekerler. Sağlığımızı kaybetmemek için yiyecek ve içeceklerimize, bedenimize ve çevremize, temizlik hassasiyetlerimize, beslenme alışkanlıklarımıza dikkat etmeliyiz. Sinir, sıkıntı ve stres gibi yıpratıcı etkenlerden uzak kalıp ruh sağlığımızı da korumaya çalışmalıyız. Yüce dinimiz İslamın “Temizlik imandandır.”, “Elbiseni temizle.” ve “ALLAH (cc) temizdir temiz olanı sever.” Düsturları gereğince Müslümanlar olarak bizler temizliğimize itina derecesinde dikkat etmeli ve sağlık nimetinin kıymetini iyi bilmeliyiz. Atalarımız “Olmaya cihanda devlet bir nefes sıhhat gibi”sözleriyle sağlığın önemini dile getirmiştir.

 

3-MEŞGULİYET GELMEZDEN EVVEL BOŞ VAKTİN KIYMETİNİ İYİ BİLİN

 

“Ahirette insanların en çok pişmanlık duyacakları şey, dünyada iken değerlendiremeyip boşa geçirdikleri vakitleridir.”diye buyuruyor sevgili Peygamberimiz (sav). Her bir saniyesi altından daha değerli olan kıymetli vakitlerimizi boşa geçirmemeliyiz. Yapacağımız bütün faaliyetlerde hem kendimize hem de tüm insanlara faydalı olmaya çalışmalıyız. Üzerimize farz olan bütün ibadetleri zamanında yerine getirmeli, onun haricinde yapacağımız bütün işleri de ibadet anlayışı içerisinde yapmalıyız ki, maddi ve manevi yönden vaktimizi en güzel şekilde değerlendirmiş olalım.

 

Bugün insanoğlunun ortaya koymuş olduğu büyük icraat ve keşifler hep çalışmanın, azmin ve gayretin bir neticesi olarak ortaya çıkmıştır. Gerek insanlığın gidişine yön veren kâşifler ve mucitler, gerekse ilmi, edebi, ahlakı ve yaşantısıyla insanlara iyi ve doğru yönde yol gösteren âlimler hep ama hep çalışarak bu seviyelere gelmişlerdir. Vakitlerini boşa geçirip değerlendirmeyen, insanlığın hayrına bir şeyler üretmeyen insanlar hem kendileri için hem de içinde yaşadıkları toplum için sürekli sıkıntı oluştururlar. Kur’anı Kerim de “İnsan için ancak kendi çalıştığının karşılığı vardır.”(Necm-39) buyurulurken, Peygamber Efendimiz (sav)’de “İki günü birbirine eşit olan bizden değildir.” buyurmuş ve insanları sürekli çalışmaya, üretmeye, gelişmeye teşvik etmiştir.

 

4-İHTİYARLIK GELMEZDEN EVVEL GENÇLİĞİN KIYMETİNİ İYİ BİLİN

 

Gençlik ALLAH (cc)’ın insana en büyük lütuflarından birisidir. Şeytan ve nefs insanı en çok gençlik yıllarında takip eder. Genç bir insanın çalışması, ibadet etmesi ve üretmesi elbette ki genç olmayan bir insandan çok farklıdır. Onun için gençlik yıllarında yapılan işin daha verimli olduğu gibi, yapılan ibadetlerin de daha çok sevap olduğu bildirilmiştir. İnsan ömrü üç bölüme ayrılır. Bunlar çocukluk, gençlik ve ihtiyarlıktır. Çocukluk çağında insan neyin ne olduğunun pek farkında değildir. Gençlik çağı insan ömrünün altın çağıdır. Gücü ve kuvveti yerinde, üreten, geliştiren, güvenen ve güvenilen bir çağdır gençlik çağı. İhtiyarlık çağı ise insanın en suskun ve en düşkün çağıdır. Gençlik çağlarını iyi değerlendirip boşa geçirmeyen insanlar başarıyı elde etmiş insanlardır. Bunlar ihtiyarlık zamanlarında da gençlik yıllarında yapmış oldukları çalışmaların meyvelerini toplamaya devam ederler. Ama gençlik yıllarını iyi değerlendiremeyip boşa geçiren insanlar bu dönemlerinde bir varlık gösteremedikleri gibi ihtiyarlık zamanlarında da hep başkalarına muhtaç olur ve sürekli sıkıntı içinde yaşarlar.

 

5-YOKSULLUK GELMEZDEN EVVEL ZENGİNLİĞİN KİYMETİNİ İYİ BİLİN

 

Dünya imtihan dünyasıdır. İnsanların kimisi yoksullukla kimisi de zenginlikle imtihan ediliyor. Zengin olup hali vakti yerinde olanlar varlıklarının kıymetini iyi bilmeli ve onu israf edip, saçıp savurarak harcamamalıdır. Dinimizde israf edip saçıp savurmak açık bir dille yasaklanmış, tasarruf edip dengeli bir şekilde harcamak ise tavsiye edilmiştir. Bu durum Kur’anı Kerim’de “Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz. Çünkü ALLAH (cc) israf edenleri sevmez.” (A’raf-31) ifadeleriyle dile getirilmiştir. Müslüman kazanırken helalinden kazanmaya, harcarken de israf etmeden harcamaya çalışmalıdır. Fakir fukarayı görüp gözetmeli, zekâtını zamanında ve eksiksiz olarak verip bolca sadaka dağıtmalıdır. Hac görevini zengin ve sağlıklı iken yerine getirmelidir. Yoksulluk ne kadar çaresizlik ise zenginlik de o kadar çaredir. Çaresizlik çarenin bittiği yerde başlar. Şayet çare elimizdeki imkânlarsa onları dengeli bir şekilde harcayıp, içinden çıkamayacağımız durumlara düşmemeliyiz.

 

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Makalelerim

En Çok Okunan Haberler

SEDAT ULUPINARLI SEDAT ULUPINARLI
ULU CAMİ İÇİN ACELE ETMEMEK

ANKET

ÜLKEMİZDE BAŞKANLIK SİSTEMİNİ DESTEKLİYORMUSUNUZ



Tüm Anketler

ÇUMRA ÇAĞRI GAZETESİ Copyright © 2008 - 2009 www.cumracagri.com Tüm Hakları Saklıdır. Sitemizde Yazılmış Olan Yazıların Sorumluluğu Yazarlara Aittir.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi